Sınav Sürecinde Ebeveyn Tutumları Nasıl Olmalı

0
671
sınav sürecinde ebeveyn
sınav sürecinde ebeveyn

Sınav kaygısı, her öğrencinin karşılaştığı sınav öncesinde veya sırasında artan kaygı ve panikle ortaya çıkan olağan bir durumdur. Sınav sürecinde ebeveyn olarak tutumlarımız ve kaygılarımız bu süreçte çok önemli bir rol oynayabiliyor. Farkındaysanız kaygılarımız olarak ele alıyoruz çünkü çocuklarımızın değil, bizim kaygılarımızdan bahsediyorum.

Sınav Sürecinde Ebeveyn Olmak

Pandemi döneminin getirdiği belirsizlikle birlikte çocuklarımızın kaygıları oldukça arttı. Sınav dönemi yaklaştıkça yaşadığımız korkuyu, karnımıza giren o ağrıları hepimiz hatırlarız. Bu hoşa gitmeyen durumu çocuklarımızda görünce, bazen nasıl yardımcı olacağımız konusunda çelişkiler yaşıyoruz. Bununla birlikte bazen en az onlar kadar, hatta bazen daha fazla kaygılanabiliriz.

Kaygı işlevsel düzeydeyken bir motivasyon kaynağıdır. Seviyeyi doğru yerde tuttuğumuz sürece sorun yok. Ancak doğru yerde tutamadığımızda kaygımız gereğinden fazla boyutlara ulaşır. Bunun sonucunda dikkat dağıtan, motivasyon kaybettiren ve hatta fiziksel semptomlara neden olan bir durum halini alır. Kaygılı anne – baba eşittir kaygılı çocuk demektir.

Sınav kaygısını iki ayrı boyutta açıklayacağız. Öncelikle “endişe”. Endişe sınav sonucu ve sonrası için yaşayacaklarımıza yönelik olumsuz düşünce ve beklentileri kapsar. ‘Başarılı olamayacağım. Çevremdekileri hayal kırıklığına uğratacağım.’ gibi düşünceler endişe kaynaklıdır.

Sınav kaygısının ikinci boyutu ise “yoğun duyumsamalardır”. Kaygının bizi uyarması sonucu, bedenin verdiği tepkiler olarak tanımlanır. Olumsuz düşünceler bedenimizde mide bulantısı, kalp çarpıntısı, titreme, nefesi alamama gibi duyumsamalar yaratır.

Sınav Sürecinde Ebeveyn Tutumları

Çocuğumuzun yaşadığı kaygılar bu şekildeyken sınav sürecinde ebeveyn olarak istemeden bu kaygıyı destekliyor olabilir miyiz? Bunu kontrol etmenin en iyi yolu, önce kendimizi, sonra çocukları sakinleştirmek. Birlikte biraz da kaygıları arttıran ebeveyn tutumları burada önemli rol oynuyor.

Bu tutumlardan ilki, sınav sürecinde ebeveyn olan birçok kişinin yaptığı “Gerçekçi olmayan beklentiler koyma tutumu.” Örneğin çocuğunuzun sayısal yeteneğinin çok iyi olmadığını görüp, onun mutlaka bir doktor ya da mühendis olmasını istemek gerçekçi olmayan bir beklenti. Bu durum sınav sürecinde ebeveyn olarak sizin için kaygı yaratacağı gibi, çocuğunuzun kaygı seviyesinin de yükselmesine sebep olur.

İkinci tutum yine fark etmeden en sık yapılan tutumlardan biri; kıyaslama. Kıyaslama çocuğunuzun benliğine, özgüvenine ve içsel motivasyonuna ciddi zararlar verebilir. Bu tutum, belki de en çok kaçınmanız gereken tutumlardan. Araştırmalara göre, iyi niyetimizle yaptığımız konuşmaların %90’ından fazlasının çocuklarımızı olumsuz etkilediği gözlenmiş. Bazen yaptığımız motivasyon konuşmaları, çocuğumuzun kaygısını artırmamıza sebep oluyor. Örneğin, “Komşunun oğlu senden yüksek almış.” “Elif gibi disiplinli bir çalışma programı yapmazsan iyi bir yer kazanman mümkün değil.” Bu cümleler size tanıdık mı?

Yanılgıya düştüğümüz bir diğer konu -meli -malı cümleleri. Ders çalışmanın sizin başarınızı değil çocuğunuzun başarısını destekleyeceğini unutmamalısınız. Sizin için değil kendisi için ders çalışmalı düşüncesi bozulursa, kaygı düzeyi artar. Hatta bazı durumlarda çocuk buna tepki olarak -sadece siz çalış dediğiniz için- çalışmayı bırakır ya da aksatır.

Kaygı yaratan ebeveyn tutumlarından diğeri ise Fedakarlık: Çocuklarınız için büyük bir sorumluluk haline gelebilir bu. Örneğin; ‘Senin için özel derslere o kadar para veriyoruz.’ Gibi cümleler “ailemi hayal kırıklığına uğratmamalıyım” gibi kaygıları tetikler. Bu cümlelerin faydadan çok zararları var.

Sınav Sürecinde Ebeveynin Yapması Gerekenler

Yoğun kaygı döneminde yüksek tepkiler meydana gelir. Bu dönemde anlayışlı, destekleyici ve cesaretlendirici olmaya özen göstermelisiniz. Unutmayın ki kaygı bulaşıcıdır. Bu durumda kendi kaygılarınızı çocuğunuza yansıtmadığınızdan emin olmanız gerek. Bu kaygıyı kontrol etmek için anda kalma çalışmaları yapabilirsiniz. Nefese odaklanma en temel anda kalma tekniğidir. Nefesinizi en çok nerde hissettiğinize, ilk kez nefes alıyormuşçasına dikkat edin. Etrafınızı izleyin, dinleyin. Anda neler keşfediyorsunuz?

Destekleyici Olun

Sınav sonucunun onun değerini belirlemeyeceğini unutmayın. Ayrıca bunu, onlara da hatırlatın. Destekleyici ebeveyn tutumu ‘başarıya götüren aile’ olarak tanımlanır. Takdir, cesaretlendirme, onaylama, olumlu yanlarını parlatma gibi konularda desteğinizi yansıtın.

Anlayışlı Olun

Hepimiz gibi çocuklarımızın da hisleri hakkında konuşmaya ihtiyaçları var. Onu anladığınızı hissettirin. Kaygısından uzaklaştırmaya çalışırken hislerini yok saymayın. Duygularını hissetmesine alan tanıyın. Yanında olmaya çalışırken ‘bu kadar kaygılanmamalısın, boşver’ gibi cümleler, onu yeterince anlamadığınızı hissettirecektir. Bunun yerine onunla iş birliği yapabilir, o ders çalışırken kitap okumak, çalışmak gibi aktivitelerde bulunmaya çalışın.

İletişime Dikkat Edin

İletişim demişken beden dilimizden ses tonumuza ve seçtiğimiz kelimelere kadar dikkat etmek doğru olacaktır. Karşımızdakinin ergenlik ve gençlik döneminde bir birey. Doğru beden dili ve buna eşlik eden samimi ve anlayışlı ses tonu, onu gerçekten anladığınızı hissettirecektir. Unutmamalı ki çocuklar bu dönemde sürekli duydukları öğütlerin tekrarına değil, anlaşılmaya ihtiyaç duyuyorlar.

Bir Ekip Olarak B Planı Hazırlayın

Olası durumları göz önünde bulundurup bunun sonucunda ihtimaller dahilinde bir b planını belirlemeyi hesaba katın. Böylece hem çocuğunuzun hem sizin kaygılarınızı rahatlatacaktır. Örneğin gidebileceği alternatif bir okul, bölüm, yeniden hazırlanma gibi konular hakkında konuşmalısınız. Birlikte önceden b planı belirlemek sayesinde zihnimizin belirsizliğe karşı verdiği yoğun kaygı tepkisini dizginler.

Kendinizi İhmal Etmeyin

Yukarıdakiler sadece çocuğunuzun değil, sizlerin de kaygılarını yönetmenize yardımcı olacak. Hep anlatılan o örnekte olduğu gibi oksijen maskesini önce kendinize takmanız gerekir. Unutmamalı ki çocuklar destekleyici ebeveynleri ile kendilerini güvende hissederler. Ebeveynler önce kendi kaygılarını yönetebilen güçlü yetişkinler olarak çocuklarına rehber olmalıdırlar.

Bir önceki yazımız Kronik Ağrı İçin Çözüm: Meditasyon yazısına buradan ulaşabilirsiniz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi yazın