Yemek Psikolojisi: Yediklerinin Psikolojin Üzerindeki Etkisi!

0
40
yemek psikolojisi
yemek psikolojisi

Yemek psikolojisi diye bir şeyin var olduğunu düşünür müsün? Ne yersen, o’sun demiş Hipokrat ve Savarin. Üstelik bunu sadece onlar söylememiş, birçok düşünürün de buna benzer çok cümlesi var. Açıkcası ben de bu cümleye katılıyorum. Eminim ki yediklerinin seni nasıl etkileyebileceğini öğrendiğinde sen de bu düşünceye katılacaksın. Bu videoda yiyip içtiklerimizin psikolojimizi ve bilişsel kapasitemizi nasıl etkilediği üzerine biraz konuşalım istiyorum.

Mesela bir kase makarna ya da baget ekmeğin beyin rahatsızlıkları ile ilişkili olabileceğini söylesem ne düşünürsün?

Araştırmalara göre buğday ve tahıl ürünlerinin, baş ağrısından, depresyona hatta Alzheimer’a kadar, geniş bir etki alanının olduğu görülmüş. Bunun sebebinin buğday ve tahılda bulunan glüten proteini ile ilişkili olduğu düşünülüyor. Eminim ki gluten ile ilgili bazı şeyleri duymuşsundur.

Gerçi gece gündüz gluten tüketen dedem 90 yaşına kadar sağlıklı yaşadı diyenlerinizi şimdiden duyar gibiyim. Ama siz yine dinlemeye devam edin. 🙂

Gelin biraz yemek psikolojisi ve beyindeki etkisinden bahsedelim bunların. Çünkü araştırmalar glutene nörolojik olarak hepimizin duyarlı olabileceğini gösteriyor.

Psikolojik Yemek Yeme

İşin ilginci börek, çörek ve benzeri şeyler yediğinde kendini bir süre iyi hissedersin. Aslında bunun bir diğer sebebi glutenin midede çözündükten sonra beyindeki morfin reseptörlerine bağlanması. Bunlar, beynin zevk, rahatlama ve bağımlılık ile ilişkili reseptörleri. Aslında sadece gluten de değil,  yüksek karbonhidrat ve şekerli gıdalarda da benzer durum ortaya çıkıyor. Yemek psikolojisi bundan etkilenmeye başlıyor.

Şöyle en sevdiğin tatlının siparişini verirken ki anını düşünsek bile zevk ve rahatlamanın siparişin ilk dakikalarında başladığını söyleyebiliriz gibi görünüyor.

İşin garip tarafı bu besinlere çekiliyor gibiyiz. Çünkü bazı duygulardan bizi çıkaracağını bile düşündüğümüz oluyor. Üzgün olduğun, hoşa gitmeyen duygular içinde olduğun bir zamanı düşün! Öyle zamanlarda en sevdiğin tatlıyı veya koca bir hamur işini mideye indirmek istediğin oluyor mu?

Bu besinleri çokça zaman üzüntü, utanç, hoşa gitmeyen duygulardan kaçınmak için tercih ediyor gibiyiz.  Çünkü bu yiyeceklerin beyin kimyasallarımızda değişikliğe sebep olduğu görülmüş. Mutluluk hormonu olarak da bilinen “serotonin” düzeylerini yapay olarak arttırıyor bu yiyecekler. Geçici olarak bize iyi hissettirse de bir alışkanlık haline geldiğinde hayatımızı zorlaştırıyor.

Bu yiyecekler hem sürdürülebilir bir olumlu ruh hali sağlamıyor. Hem de kişide kilo artışı sebebiyle kendi ile ilgili memnuniyetini düşürüp depresyonu tetikleyebiliyorlar. Öyle ki, sadece Amerika’da nüfusun %5inde duygusal yeme durumunun gözlemlendiği görülmüş.

Bunlarla beraber şekerli gıdaların beynimizde küçülmeye sebep olarak bilişsel işlevlerimizi bozabildiği de görülmüş.

Yemek Yeme Alışkanlığı Seni Nasıl Etkiliyor?

Bir grup araştırmacı, 2005 yılında 100’den fazla insanla yemek psikolojisi ile ilgili bir çalışma yapıyor. Bu çalışmada katılımcıların bel-kalça oranları ile beyinlerindeki yapısal değişiklikler arasındaki korelasyona (ilişkiye) bakıyorlar. Bir kişinin karın bölgesindeki yağlanma ne kadar büyükse, hipokampüsünün o kadar küçük olduğunu buluyorlar.

Hipokampüs hafızada merkezi bir rol oynar. Küçük bir hipokampüs, yetersiz bellek işlemeye de sebep olabilir. Oysa bunun yanında sağlıklı beslenmenin beynin daha fazla nöron üretmesi, daha yüksek bilişsel süreçlere yol açmak gibi birçok faydası var.

Birçok zaman bilişsel gerilemenin yaşlanmanın habercisi olduğunu düşünüyoruz. Bu her ne kadar doğru olsa da, beslenme bu gerileme seviyesini doğrudan etkiliyor. Sağlıklı beslenmenin bilişsel gerileme hızını, seyrini yavaşlattığı ve bilişsel zorlanmaların başladığı ortalama yaşı ötelemesinde olumlu etkiye sahip olduğumu söylemek gerek.

Araştırmalara baktığımızda da yaşam tarzımızın, yaşam kalitemizi doğrudan etkilediğini görüyoruz. Nasıl beslendiğin, yaptığın egzersizler, uyku düzenin hatta ilişkilerin bile yaşamdan aldığın doyumu etkiliyor.

Bu yazıyı okuyorsan, daha sağlıklı tercihler yapmaya başlamak için bunu bir fırsat olarak değerlendirebilirsin. Bazen o yemekten sonra sezgisel olarak hissettiğin yorgunluk hislerin hayatının geneline yayıldıysa ne yediğini, nasıl yediğini gözden geçirme vakti gelmiş olabilir.

Doğru Yemek Yeme İçin Yapabileceklerin

  1. Hoşa gitmeyen duygularla yiyerek değil onları çözümleyerek başa çık. Unutma yemek yemenin hoşa gitmeyen duygular üzerinde olumlu etkisi kısa süreli. Bu sebeple kendini kötü hissettiğinde yemek yemek yerine duygularını fark et, analiz et, duygular hakkında yaz, meditasyon yap. Kanalımızda bir sürü teknik var biliyorsun onları uygula.
  2. Şayet sağlıksız beslenme alışkanlıkların varsa, bunları kökten kesip atmak biraz zor gelebilir. Küçük adımlar atmaya çalış. Küçük zararlı alışkanlıkları, faydalı olanlarla değiştirmeye başla… komple her şeye bir anda değiştiremezsin. Mesela her gün sabah uyandığımda bir bardak su içeceğim diye başlayabilirsin. Sonrasında bu hedefleri arttır.
  3. Bedenin ihtiyaçlarını ayırt et. Mesela elin dolaptaki gazoza gittiğinde susamış olma ihtimalin çok yüksek. Yada sadece dolapta o gazozu gördüğün için mi içiyorsun. Belki sana iyi hissettiriceğini düşündün. Bir bardak su içtikten sonra hala o gazozu içmek isteyip istemediğine kontrol et mesela.
  4. Bunla ilgili bir diğer konu tokluğu fark etmen. Doyduğunda bırakmayı bil. Zaten çok yediğinde şiş hissetmeye başlayacaksın. Limitlerini keşfet.
  5. Bir diğer nokta değişim sürecini bir zayıflama programı gibi algılamaktansa iyi yaşam programı gibi ele al. Bu bir yaşam biçimi değişimi olsun. Yasak diye bir şey olmasın. Öyle yaşa ki sağlıklı davranışlardan, sağlıksız alışkanlıklara yer kalmasın. Yani yoganı, sporunu yap, suyunu iç, sezgisel beslen, bedeninin ihtiyaçlarını gözet. Harcadığın efor ve zaman karşısında beynin iyi yaşamın yanına zararlı alışkanlıkları yaklaştırmak istemesin.
  6. Ve son olarak her yemeğe oturduğunda ilk lokmayı basit bir farkındalıkla ye yada iç…

Kendine Yardım Teknikleri ile İyi Hisset yazımızı okumak için buraya tıklayın.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi yazın